Türkiye'ye Yatay Geçiş Yaptım

 Azerbaycan'ın güzel şehri Bakü'de geçirdiğim 3 seneye veda ederek, 2. sınıfın sonunda Türkiye'ye, Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesine yatay geçiş yapmış bulunuyorum :) Sanırım artık benim için yeni bir başlangıç zamanı...



Her şeyden önce bu kadar güzel bir şehirde yaşamak, 3 sene geçirmek, çok farklı insanları tanımak, çok önemli tecrübeler edinmek; inanılmaz güzel duygulardı. Belki hayatım boyunca yaşayamayacağım şeyleri deneyim edindim. Ve bunların hepsi de bir üniversite tercihiyle başlamıştı. 


Üniversite sınavına hazırlandığım sene, tıp fakültesi için Türkiye'nin 81 iline de gidebileceğimi söylüyordum. Ancak Azerbaycan'a gitmek aklımın ucundan bile geçmiyordu :) O yüzden düşündüğümden çok daha farklı bir üniversite hayatı yaşadım şimdiye kadar. Zaman zaman sıradan ve rutin devam etti ama zaman zaman da büyük sürprizlerle karşılaştım. Çok fazla mutlu olduğum zamanlar da oldu, kötü anılarım da... Ama bir şekilde bu serüven sona erdi. Artık eğitim hayatıma Türkiye'de, Uşak'ta devam edeceğim.

Türkiye'ye geçmeyi bu kadar çok istememin en büyük sebebi maddiyat olmuştu. İlk yerleştiğim zamanlar okul ücreti olarak 4.000 dolar, yani 14.000 lira ödeyeceğimi düşünürken bu miktar an itibariyle 30.000 liraya dayanmış durumda maalesef. (Kur 7,5) Bu tahmin edilemez kur artışı, artık dayanılamaz hâle gelmişti. Bu durum bu sene yerleşen arkadaşlar için büyük sorun teşkil etmeyebilir. Çünkü onlar dolar kurunu şuanki haliyle kabullenerek tercih yaptılar. Ayrıca hâlâ bu fiyatın 2 katına bile özel bir üniversitede tıp okumak mümkün değil elbette. Ancak benim açımdan bu kadar yüksek bir miktar artık elimi kolumu bağlar hâle getirmişti. Şükür ki artık bu durumdan kurtuldum. Tabi şunu da söylemeliyim ki, okul ücreti bu kadar yüksek olmasa Bakü'de kalmayı da isteyebilirdim.


Yatay geçiş başvurusunda bulunduğum 3 üniversiteyi; Uşak, Rize RTEÜ ve Trakya Üniversitesini kazandım. Ancak evime yakınlığı ve Ege'de güzel bir konumda olması sebebiyle tercihim Uşak oldu. 2006'da kurulmuş bir üniversite ve tıp fakültesine ilk öğrenci kabulünü 2017'de gerçekleştirmiş. Çok yeni olması sayesinde, fakültede bulunan tüm tıbbi cihazlar ve malzemeler de henüz çok yeni bir durumda. Bu da ekstra bir avantaj teşkil ediyor. Şehir tam olarak bir öğrenci şehri ancak gezip dolaşmak için büyük şehirlerdeki gibi imkan sağlayamıyor. Neyse ki İzmir, Aydın gibi şehirlere çok yakın olması sayesinde, bazı öğrenciler hafta sonlarını bu şehirlerde geçiriyormuş.

3. sınıftan sonra da Erzurum Atatürk Üniversitesine dönecektim ancak artık bu hakkım ortadan kalktığı için kalan yıllarıma Uşak'ta devam edeceğim.

Dün itibariyle derslerimiz de başlamış bulunmakta. Şuana kadar dikkatimi çeken, Azerbaycan Tıp'la en büyük farklarından bahsetmem gerekirse; ilk olarak söylemek istediğim ana dilimde ders almak çok farklı hissettirdi. Her ne kadar Azerice'yi çok iyi öğrenmiş olsam da, Türkçe ders işlemek ciddi anlamda olumlu fark yaratıyor. Bunu Azerbaycan'dayken de Türkçe kitaplardan çalışırken bir nebze hissediyordum ancak okuldaki eğitimin de bu şekilde olmasının büyük kolaylık sağladığını düşünüyorum.


Derslerin işleyişindeki farklara gelecek olursam ise, bilindiği üzere Azerbaycan'da 13-14 kişilik sınıflarda ders işliyorduk. Bu yüzden de hocalar her derste aktif katılım bekliyordu. Hatta hocaların ders anlatması olarak değil de, karşılıklı etkileşim halinde dersi tartışıp/konuşarak geçiyordu zaman. Türkiye'de ise tamamen farklı olarak tüm dersler amfilerde işleniyor. Uşak Üniversitesi için konuşursam sınıfımız 100 kişiye yakın ve önceki senelerde tamamen amfilerde geçiyormuş dersler. Şuan pandemi sebebiyle online işliyoruz elbette. Hoca slaytı okuyor veya anlatıyor, sonrasında ders bitiyor. Sorusu olanlar, sorularını sorabiliyor. Aslında hocalarla etkileşimin kolaylığı sebebiyle Azerbaycan'daki sistem çok daha faydalı ancak bu görüş kişiden kişiye değişebiliyor. Örneğin, Türkiye'deki sistem öğrenciye tamamen özgür bir çalışma hakkı veriyor. Hocaların ödevleriyle veya derslerde sizi kaldırıp sözlü yapmalarıyla uğraşmak yerine; kendi sisteminizde istediğiniz plan/programla çalışabiliyorsunuz. İsterseniz düzenli çalışırsınız, isterseniz sınav haftasına bırakıp işinizi riske atarsınız :) Ben şuan için gündelik olarak çalışmayı planlıyorum, inşallah uyabilirim :)

Türkiye'deki eğitimin en büyük zorluğu ise çok hızlı ilerliyor olması. Bir günde 150-200 civarında slayt işleniyor. Bu tempoya yetişebilmek şuan bana çok zor geldi. Ancak daha okulun ilk haftasındayım, ilerleyen zamanlarda alışacağımı umut ediyorum.

Şimdilik ilk izlenimlerim ve söyleyebileceklerim bu kadar. Bundan sonra da elimden geldiğince hem Azerbaycan Tıp hakkında hem de şuanki eğitimim hakkında içerikler paylaşmaya devam edeceğim.



Devamını Oku »

33 yorum:

Sorularınıza en kısa zamanda cevap verilecektir :)